İki şeyde sınır yoktur: Tanrının merhameti ve insanlığın aptallığı

15 Eylül 2014 Pazartesi

İnsan ilahi güzellikleri sezerek ruhla kendi arasındaki pencereyi daima açık tutar. Kişiliğin telaşını, çokluk aleminin maddesel çekintisini, geçici çıkarları ardına attıkça İLAHİ GÜZELLİĞİN İHTİŞAMI ona daha çok yansır.
Onk. Dr. Halûk Nurbaki, O’ndan İşaretler, Damla Y.

''Ne aradıysam zıddını buldum, doğruyu aradım yanlışı buldum, dostumu aradım düşmanımı buldum, aramayı bıraktığımda ise doğruların ve yanlışların ötesinde renklerin zıtlığında resmin bütününü gördüm. Ne doğru vardı, ne yanlış, ne kötü vardı, ne iyi, her şey olması gerektiği gibi. Her şey olduğu gibi! ''
Virgina Woolf

Kendinize, başkalarının size davranmalarını istediğiniz gibi davranmadığınız sürece, olayların gidişatını değiştirmeniz mümkün değil. Davranışlarınız, etkili düşüncelerinizdir, bu yüzden, kendinize sevgi ve saygı göstermezseniz, yeterince önemli, değerli ve iyi şeyleri hak eden bir insan olmadığınız sinyalini yayarsınız. Bu sinyal yayılmaya devam ettikçe de, insanların size iyi davranmayacağı birçok durumla karşılaşacaksınız. Bu insanların davranışları sadece sonuçtur; sebep ise, düşüncelerinizdir. Kendinize sevgi ve saygıyla yaklaşmaya başlamalı, bu sinyali vermeli ve bu frekansa geçmelisiniz.
Rhonda Bryne

”..ve sevda darağacında elimi çeksem senden olacağım, çekmesem kendimden…” diyerek vazgeçtin mi en sevdiğinden? “Vazgeçmek özgürlüktür” deyip, ilerledin mi? Tepetaklak oldun mu hiç? Dünya başına yıkıldı mı? Ama en sonunda ‘kendin’in herkesten ve her şeyden daha kıymetli olduğunu anlayıp yoluna devam etmeyi tercih ettin mi? ”
Cemal Süreya

“Küçük şeylerden keyif alabilmek…
Lüks şeyler yerine zarafet aramak…
Saygı istemek yerine değerli olmak…
Zengin olmak yerine muhtaç olmamak…
Sıkı çalışmak, sessizce düşünmek ve dürüst konuşmak…
Yıldızları, kuşları, kelebekleri ve bilgeleri, açık kalple dinlemek…
İşte benim senfonim…

William Ellery”

PROBLEMİMİ SEVİYORUM:)

Tibet dağlarının ücra köşelerindeki bir manastırda Üstadın başdanışmanı vefat etmişti. Üstad kendisi için bir başdanışman seçmeliydi. Başdanışmanlık görevini yürütebilecek düzeydeki talebelerini topladı ve durumu açıkladı:- Bana yardımcı olacak bir başdanışman lazım. Birazdan vereceğim problemi çözen kişi benim başdanışmanım olacak.
Bunu söyledikten sonra sehpanın üzerine, zarif bir gülün bulunduğu antika bir vazo koydu. Üstad “İşte problem bu”, dedi ve öğrencilerine başka hiçbir şey söylemeden gözlerini yumdu. Herkes vazonun ve gülün güzelliğine hayran oldu. Ortada bir problemin olduğunu ve onun çözümünün bulunması gerektiğini bilen talebeler kafa yormaya başladılar.
Ansızın talebelerin birisi yerinden kalktı ve elinin tersiyle sehpadaki vazoyu yere savurdu. Üstad gözlerini açtı ve “Artık benim başdanışmanımsın”, dedi. Talebeler olan biteni anlayamadı. Üstad ise sözlerine şöyle devam etti:- Sizler problemin içindeki cazibeye kapılarak onu çözmekten aciz kaldınız. Bu kardeşiniz ise problemin problem teşkil ettiğinin bilincinde olarak onu ortadan kaldırdı. Hayatımızda cazibesine kapıldığımız bir sürü problem olur, kalbi okşayan ama sorun yaratmaktan başka işe yaramayan ve vazgeçmek istemediğimiz ilişkiler, alışkanlıklar ve istekler gibi. Önemli olan çözüme odaklanmaktır, bizi çözümden uzaklaştıran problemin içindeki güzelliğe değil.
PAULO COELHO

İşte bu hikaye anlatıyor neden problemler içinde boğuştuğumuzu ama neden bir türlü kurtulamadığımızı daha doğrusu kurtulamadığımızı:

13 Eylül 2014 Cumartesi

ÖYLE

Bize ağır gelen kendimizdir. C. Zarifoğlu

10 Eylül 2014 Çarşamba

Ruha gelince,
tanıyacaksa kendini,
Bir başka ruhun
derinlerine bakması gerek..
Yorgo Seferis

Sevgi verebilenin,
Bolluk şükretmeyi bilenin kapısını çalar...
Erkan Sarıyıldız / Ayak İzlerim


“"Muhakkak bir gün senle ben aynı anda birbirimizi düşüneceğiz, yeter ki sen ömrünün herhangi bir saniyesinde de olsa beni düşün." 

Nazım Hikmet”

9 Eylül 2014 Salı

BEN ONA HİÇBİR ŞEY DEĞİLİM....EYVALLAH....


Baktım; 
Ona “kızgın” değilim, 
“Kırgın” değilim,
“Dargın” değilim,
Kısacası;
Artık, 
Ben ona
"Hiçbir şey" değilim..!



Sözü yasaklamalı ömür hanım yasaklamalı. Kimsenin kimseyi anlamadığı bir dünyada söz, boşluğu dövmekten başka ne işe yarıyor ki?
Şükrü Erbaş / Ömür Hanım'la Güz Konuşmaları

Ölümden başka her şeyin nasıl bir hiç olduğunu bilseydiniz, böylesine yorulmazdınız çalışkan canlılar.
Charles Baudelaire / Paris Sıkıntısı

- Kalabalığın çıkardığı gürültü mantıksızdır ama kulakları sağır edecek kadar güçlüdür. Beyinleri yoksa da, binlerce kolları vardır. Bunları seni yakalamak, çekmek, aşağıya indirmek ve batırmak için kullanırlar.
- O halde bana ne yapmamı öğütlersin?
- Onlarla temastan kaçın. Kendini bir terbiye örtüsünün altına sakla. Onlara aptal ve uzak görün. İçlerine girme. Hepsinden önemlisi de, seni çeşitli yemler kullanarak öfkeye ve saldırıya itmelerine izin verme. Saklan, Nikko..
Şibumi - Trevanian (Rodney William Whitaker)