29 Ağustos 2012 Çarşamba

KENDİ KENDİME

Sık sık içimle konuşurken kullandığım bir sözdür: insanları anlamıyorum! cümlemi dudağımı büküp başımı hafifçe yana  eğerek tamamlarım. Sonra bir şaşkınlık durumu oluşur. Sanki bu cümleyi kurunca ben farklı bir varlık türüymüşüm gibi olur. Gülerim.
Dahası bal gibi anlarım aslında insanları neyi, niye yaptıklarını. Anlayamadığım, aslında sadece bunlara hiç gerek olmadığıdır. Bu yaşam biçimin kendileri başta olmak üzere kimseyi mutlu etmezken bu inat niye? Bunu da anlarım aslında  ama tüm bunlar beni yorar hem de çok. Anlamıyormuşum gibi yapma oyununa gömülürüm sessizce. İşime gelir böylesi.
Onlarla fizyolojik olarak aynı türden olsamda hayatı algılayışımın farklı olması beni ikilemde bırakır. Bazen onların bu tavırları kendimi bir borunun içinde sıkıştırılmış ve çaresiz hissetmeme, dolayısyla kaçma dürtümün depreşmesine neden olur. Yalnız olmak değil dertlendiğim;  oldum olası kalabalıkları sevmem. Bütün bunlara rağmen nasıl üretken olacağım diye tedirgin olurum. Oysa bal gibi bilip dururken asıl tüm bu olanların beni üretken kılabileceğini.......
Sonbahar bana hep yeni bir başlangıç gibi gelmiştir. Kim bilir, belki okulların açıldığı mevsim olduğu içindir. Şimdi yeni kapılar belirdi önümüzde.......açılır mı açılmaz mı, iyi mi olur kötü mü hiç birini bilmiyorum; işin güzel tarafı düşünmüyorum bile.
Sevgili Allahım sen hakkımızda hayırlı olanı ver. Sadece Seni çok seviyorum. Yavaş yavaş anlıyorum ki...beni bana rağmen ne çok korumuş ve muhafaza etmişsin.

 

1 yorum:

Nehir İda dedi ki...

Bugün ben de anlamıyorum insanları!