
Keşke o havada helikoptere binmeselerdi. Keşke havalanıp, sisi görünce vakit erkenken geri dönselerdi. Keşke 112 acildeki bayan, muhabirin telefonun şarjını tüketmeseydi. Keşke ilave, mobil baz istasyonlarını hemen kursalardı. Keşke onları daha çabuk bulsalardı. Keşke muhabir, ölenlerin kıyafetlerinide alsaydı, sığındığı yeri onlarla kapatsaydı. ne bileyim, hepsini üstüste giyinseydi. Keşke onu bari canlı bulsaydık. Keşke, keşke, keşke..........
Yüreğmiz çok acıdı. Dualar ettik günler boyunca. Ümidimize sarıldık. Yorganlarımızın altında yatarken, onları düşününce içimiz titredi, uykumuz kaçtı. Niye oldu bütün bunlar. Biliriz, ölüm Allahın emri, zaman tükenmiş elbette, ama.....Bi ama kaldı dillerde, bir de yakan acı yüreklerde. Gidenler, rahmete kavuşsa da, kalanların imtihanı çok büyük. Bu yükle nasıl geçer bu ömür.
Neden yeterince teknolojimiz yok? Neden olanı olması gerektiğince kullanamıyoruz? 6 hayat......6 hayatın sevenleri, yaşanılanlar ve mümkün olsaydı yaşanılacaklar.......Varsın ölmüş olsunlardı ama biz onlara 8 saat içinde ulaşsaydık. Vefa borcumuzu ödemiş olurduk... Oysa şimdi, ne deriz biz onlara, onları yüreğinde yaşatacaklara? Onlar baba, onlar kardeş, onlar evlattı.
Oy verirken, gözlerimden akan yaşı tutamadım. Belki sadece 3 oy fazlası için miydi bütün bunlar? Temiz insandı diyor şimdi herkes. Öyleyse kendisinin de dediği gibi temiz olduğu için mi sandıklardan %40 oy alamamıştı hiç bir zaman. Evet temiz insanlar herkesin beklentisini sağlayamazdı. Temiz olduğu için seçilemedi belki de.
5.5 yıl hücre hapsi. 1.5 yıl cezaevi. Biliyorlar mıydı acaba sayın Yazıcıoğlunun ömrünün bu 7 yılın çalınmaması gerektiği kadar kısacık olacağını. Niyeydi, nedendi? Keşke.....
Keşkeleri doldurduk yine cebimize, boynumuz yine bükük, kalbimizi acıyor.......ama yola devam. ama bu sefer söz verelim: Çalışkan olacağız. Atamızın önderliğinde, teknolojide kimseye muhtaç olmadan yaşayacağız. İmrenmeyeceğiz artık yabancı ülkelere. Biz onlardan daha az zeki değiliz. Daha az çalışkan olma lüksümüz de yok. Keşke demiyelim artık. 87 yaşındaki bir annenin yüreği evlat acısı ile bir daha yanmasın.
Ben kendi adıma söz verdim bugün. Bu gece etkin bir şekilde, oyalanmadan ders çalışacağım. Konunun her noktasını özümseyerek. Yeni bir şeyle üretebilirmiyim bilmem birgün. Ama hiç olmazsa hazır bilgileri okumalıyım ve uygulamalıyım. Keşke demek istemiyorum, kendi adıma. Keşke demeyecek kadar asil bir milletiz, sözümüz var Atamıza, şehitlerimize.