27 Mart 2009 Cuma

KAOSUN KENARINDAKİ İNSAN


"Elindeki tek alet çekiç olan herşeyi çivi sanar". Ne kadar da doğru. Elimizdeki aletlerin farkında mıyız acaba? Neler var elimizde? Aslında bu aletleri iki ana grupta genellemek mümkün: duygularımız ve mantığımız. Diğerlerinin hepsi bu gruptan birinin içerisinde kalır.

Bence insanlar da aynı şekilde iki gruba ayrılırlar: duygusal insanlar ve mantıklı insanlar. Burdan, duygusal insanlar mantıksızdır ya da mantıklı insanlar duygusuzdur önermelerini çıkaramayız elbette. Aslında her insanda, her ikisi de vardır ama biri daha baskındır.

İşte bu noktada hangisini nerede kullanacağımız konusu gündeme geliyor. Herşeye duygusal gözlerle bakılabilir mi ya da herşey mantıkla çözülebilir mi? Sanmıyorum. Tıpkı hastalıklarda ilaç kullanımı gibi, endikasyonları olsaydı keşke bu duygusallığın ve mantığın. Ne kadar kolay olurdu o zaman. Davranış rehberi olurdu bir tane, tıpkı ilaç rehberi gibi. Uygun durumu bulur, bakardık. Hımmm burda mantıklı olmak gerekiyor.....

Ne yazıkki, böyle bir kılavuz olamaz. Çünkü bu belirsizlikler denizi çok subjektif, kurallar koymaya kalktıkça, hata yaparız. Bazen öyle zorlanıyorum ki.....Düşünüyorum, düşünüyorum.....mantık sıralaması yapıp bir sonuca varıyorum. Sonra yüreğimi katıyorum işin içine bambaşka bir sonuç çıkıyor ortaya. Hangisi doğru, hangisi yanlış? Doğru ve yanlış yokki...İkisi de doğru ya da ikisi de yanlış. Neden mi? Baktığınız gözlüğe bağlı, mantık gözlüğü ile bakınca, yüreğin cevabı yanlış. Yüreğinizle baktığında mantığınız pek bir gaddar. Ne büyük bir çelişki....Hayat sizi beklemez, yürümek lazım bi yandan da.

Kararımızı verdikten sonra bir kriterimiz olmalı. Bu kriter de vicdan. Vicdan mantıktan, duygudan herşeyden sıyrılmış ayrı bir mercek. Allahın bize emanet ettiği parçası. Eğer içim huzurluysa, eğer böyle olmalı diyebiliyorsam, bu kararı verirken amacımın içinde ego tatminim yoksa....devam diyorum.

Ama bu anahtarı kullanmanın bir altın kuralı var: farkındalık! Kendini bilmek, kendini tanımak. İnsan ancak kendini tanıyabildiği kadardır. İşte bu yüzden kendime, hepinize ve hepimize farkındalıklar diliyorum.

Sevgili Guguk Kuşunuz.

17 yorum:

beenmaya dedi ki...

dileklerine katılıyorum. ve sık sık kendime dair kullandığım tanım geliyor aklıma yine; akılsız yüreğim yüreksiz aklım...

sufi dedi ki...

Gugukkuşum;
Bu yazına ikinci yorumum.Birinci kayboldu.
MANTIK:bizi kara bataklığa götürebiliyor, çünkü içinde idefiks,saplantı, kör inanç saklı olabiliyor.
DUYGUSALLIK'ta; zaman zaman yanlış kararlara sürükleyebiliyor kişiyi.Herşeye inanıp kandırılma olasılığı yüksek.aMAAAA,
VİCDAN; Bence en önemli yeti, öznel bilinç,iç ses,en iyi pusula, tek ahlak hocası,ruhun ilahi irade yasaları doğrultusunda yüce bir ses tarzında içimize yansıması."Allah'ım o yüce sesin fısıldamalarından -senin de dediğin gibi- o altın anahtardan bizleri ayırma."
Bugünkü duamızı sayende yaptık kuşum ellerine sağlık sevgilerimle.

Belgin dedi ki...

Günümüzde bir karar verirken vicdanini sorguluyanlar o kadar azaldi ki. Ama gene de umudumu kaybetmedim, bizim gibiler oldugu sürece, tam anlamiyla batmis sayilmayiz.
Cok güzel bir yazi olmus, ellerine saglik kusum.
Öptüm güzel yanaklarindan

guguk kuşu dedi ki...

@mayacım, güzel bir tarif ama neden hep kendini bu kadar hırpalıyorsunki... Bu vicdan öyle bişey ki, bazen açıklama bile yapamıyosun, neden bu kararı verdiğini açıklamak için, öyle işte diyosun ama sen biliyosun ve için rahat. bazen yüreğimizle düşünüp, aklımızla hissetmek mi lazım acaba. Boşver be, hatlar iyice karışır o zamanda, düğümlenir kalırız valla mazallah. öptüm.

guguk kuşu dedi ki...

@tontinim, biliyorum ben bu bilgisayarlarda yada internet hatlarında fikir hırsızları var onlar çalmışlardır:)
Çok haklısın ego en çok da mantık kılığında bizi kandırıklıyo dimi. aminnn sufim aminn. ne güzel dua oldu valla.

guguk kuşu dedi ki...

@belgin, etrafıma bakmayı iyice azalttım artık. televizyon bile izlemiyorum aylardır. Arada bi dünyalarına katılıyim diyorum ağzımın payını alıp sümüklü sümüklü geri dönüyorum ya da içimi sıkıyorlar ne işim var burda deyip dönüyorum. onlarla uğraşamıycam. ben yeterince kendime problem çıkarıyorum zaten. Kendine iyi bak.

leydielif dedi ki...

Ben hayatım boyunca hep duygusal yönden yaşadım herşeyi. Tabi bu bende mantığın bazen kaybolmasına ve saçma sapan hallere dönmeye başladı. İkisini çok iyi bir şekilde dengelemek gerekiyo. Vicdana gelince onun evet demedeği hiç bir şeyi yapmıyorum çünkü küçük bir şüphe bile vicdamının beni rahatsız etmesine yetiyo. Bazense işin içinden çıkamıyorum bir türlü ne mantığım nede duygularım cevap bulamıyor sorularıma beynimi kemirip duruyorlar en kötüsü bu galiba....

guguk kuşu dedi ki...

@Leydielifcim, boşver vicdanın rahatsa zaten sorun yok. Biz bayanlar böyleyiz işte. Duygusal ağırlıklı yaşıyoruz. Bu da hırpalıyor insanı.

Cevat dedi ki...

Keder de var neşede. Bu durum yaşayan herkez için geçerli mantık ve duygu kişiye, zamana ,mekana olaylara ,vs göre değişkenlik gösteren faktoriyeli çok olan ve karşılaşılan çoklu durumlarla insanı bazen çelişkilerde bırakan bir olgu bence.Elbette zaman zaman içine düştüğümüz bu dalgadan çok fazla su yutmadan sıyrılabilmenin yolu; yine akıl gözü , kalp gözü ve sezgiler olacak tabiki.Bir de bazen nekadar gayret etsende olacakların önüne geçememek belki, bir yere kadar geçilebilir ama sonrası yok .İnsan zaten bunu başarabilseydi sorunsuz ve ölümsüz bir hayat olurdu diye düşünüyorum.Bir de sonrdan sahip olunan maddi ve manevi olgunluklarla insan geçen hayatı yada olayları sorgulayınca eksik bir şeyler yaptım zannedebilir. Şimdiki şartlarla geçmişi sorgulamamak lazım bazen hatayı burada yapıyoruz gibi geliyor bana . Bazen kendine haksızlıkta yapıyor insan. Burada duygular ağır basıyor dengelemenin burada yapılması lazım birazcık o dalgadan su yutmuş olsak bile o su miktarının artmaması yönünde çabalamakta kişinin kendine ve çevresine olan sorumluluğu olmalı ve sahip olduğu güzel değerleri kesmeden daha bir azimle devam etmeli değilmi? Kendinden çok şeyler vermek istemek çok güzel ama kendine bir şey bırakmamakta yalnış.Bu tür hüzünlü ,sevinçli durumlar olmasaydı güftekarlar ,bestekarlar yada yazaralar..vb olurmuydu? BU güzel öyküler nasıl oluyorda ortaya çıkıyor diye düşünmek gerekmiyormu?
Hem şöyle düşünüyorum şarkılara bir bak sevinç ,keder ,hüzün aşk, sevgi,ümit,ümitsizlik....herşey var yazını başında ki cümle gibi.
İçsel değerlendirmeler yapan bir yazar diyorki "insanlar enerjilerinin bazen çoğunu geçmişi düşünerek, anarak ...vb harcarlar" çok doğru hepimiz zaman zaman bu hataya düşüyoruz.Değil mi? hayat beklemiyor yürümek şart elbette yokuşlar ve inişler olacak hatta bazen evimizin annesinin ayak bileğini burkan onu sürekli oturmaya zorunlu kılan kaldırım taşlarının olabileceğini göz ardı etmeden.Seni evde ,işte , blog ta ve hatta web sayfalarında (daha da ötesi mümkün )bekleyenlerin olduğunu bilerek ve hatta en önemlisi elbetteki bencillik değil içinde mutlu olayı bekleyen içindeki o seni, bir kenara bırakamassın o varsa diğerleri var. o zaman ne yapıcaz? yazarın dediği gibi " enerjimizi daima ileriye odaklayarak yaşam mücadelesi içerisinde olacağız değil mi? guguk kuşu gülümsemek herkeze çok yakışır ...hah şöyle öptüm....

Zeugma dedi ki...

Duygular ve mantık..İkisini eşit oranda kullanmaya çalışırken çoğu yerde daha duygusal davranıyordum galiba..
Bu bana hayatın pek çok alanında zarar verdi. Duygusal oluşunuzu çevrenize farkettirdiğiniz zaman sizden beklentiler çoğalıyor.Ardından da pişmanlıklar,üzüntüler sıralanıp gidiyor.
Mantığı ağır basan insanlar daha az üzülüp yıpranıyor.Bu bir gerçek.
Yazı çok başarılı.
Kutluyorum sevgili guguk :)

guguk kuşu dedi ki...

@Zeugmacım, eşit orandan ziyede, yerli yerinde kullanmak gerekiyor herhalde. Ne bileyim, işle ilgili bir durumda mantığı, dostlukla ilgili bir durumda yüreği mi kullanmak gerekiyor acaba? Bende çok duygusal davranan biriyim, çok da kullanıldım bundan dolayı ama bu beni üzmüyor, Allah izin vermese bunlar olmaz. Demekki benim öyle davranmam gerekiyordu. Şimdilerde karar vermeden önce daha uzun düşünüyorum. Bu arada kendi gücümü de hesaba katıyorum. Sonunda tek kriterim vicdanımın rahat olması. İnan mantığı ağır basan insan sadece üzüldüğünün farkına varmıyor. Onlar da belki daha yalnız. İyiki geldin diyorum Zeugmacım. Sizsiz bu yazıların tadı olmuyor.

guguk kuşu dedi ki...

@Cocoların tatlısı, emeklilerin en şekeri. "Bir de sonrdan sahip olunan maddi ve manevi olgunluklarla insan geçen hayatı yada olayları sorgulayınca eksik bir şeyler yaptım zannedebilir. Şimdiki şartlarla geçmişi sorgulamamak lazım bazen hatayı burada yapıyoruz gibi geliyor bana" . Bu cümleyi sevdim. O günün imkanları ve olgunluk seviyesi farklı oluyor, şimdiki farklı. Ve durumu bitmiş bir bütün olarak görebiliyoruz sonradan. haklısın, kendimizi fazla hırpalıyoruz bazen.

özii dedi ki...

Duygular mı mantık mı gerçekten çok güzel değinmişsin. Benimde kendime en kızdığım yanım bu aslında. Çok mantıklı kararlar alırım ama duygularımı da işin içinde mutlaka katarım , Sonra da üzülürüm üzülürüm kendi mantık kapıma geri gelirim. Ben biliyordum demek bile çok acı ama .

Son nokta dediğin gibi bunun farkına varmak gerekiyor. Kendimizi erken farkedelim , üzülmeden...

tutsak dedi ki...

Mantık nereye kadar somut bir değer diye sorguluyorum ben de sevgili Guguk kuşu kimisinin mantığı başta da söylediğin gibi nalıncı keserinin mantığıdır çünkü nalıncı keseri ileriye doğru yontmak için yaplmamıştır, sadece kendine doğru yontar ve bu onun mantığıdır. Ayrıca doğasıdır da. Madde için varlığını sürdüren birisi için mantık sadece madde dir. Duygularıyla yaşayan ise duygularını mantıklı bulur. Ama vicdan diyorsan o da zaten bizden kaynaklanmıyor.
Sevgilerimle

guguk kuşu dedi ki...

@Tutsakcım, kaç gündür seni bekliyordum, neler diyeceğini merak ediyordum. ve çok güzel anlatmışsın, işte benim demek istediğim de bu. Vicdan bizden kaynaklanmıyor doğrusun. İşte o yüzden içimiz rahat oluyor kararı verdiğimizde ama nedenini açıklayamıyoruz ya da açıklama gereği duymuyoruz. Çok teşekkür ederim değerlli katkın için. İyiki varsın.
@Öziicim, Tutsağın yorumu öyle güzelki, ben daha fazla bişey yazmak istemiyorum. Ama farkındalık benim için çok önemli, yoksa Tutsağın dediği gibi yanlış mantıklar ve duygularla boğuşur dururuz.

K®HAN dedi ki...

tanımak için ise,
kullanma klavuzuna bakmak gerekir.
- ki en doğrusunu yapan bilir.-
ve oradaki talimatları uygulamak
ve ilk kez kendinde deneyene uymak...

yazın çok güzeldi.
okudum
geçemedim
yazdım
selamlar...

guguk kuşu dedi ki...

@hoşgeldin Korh@n, evet en iyisini Yapan bilir, O yüzden Yapana yakin olmak lazım.