7 Ekim 2011 Cuma

RÜYALAR GERÇEK OLUYOR



Bu aralar, aslında epeydir hayatımdaki olaylar, durumlar, kişiler bu müzikteki notalar gibi. Hızla değişiyor. Speedy Gonzales hızı ile düşünmek, algılamak, kabullenmek veya reddetmek durumunda kalıyorum. Birileri giriyor hayatıma aniden, bir o kadar hızla birleri çıkıyor, yıllanmış dostluklarım bitiyor. Kabul ettiğim şeyi aynı hızla reddediyor, anlamadığım birşeyi birden bire anlayıveriyor, anladığımı sandığım şeyi ise hiiiç anlamamış olduğumu farkettiğimden beri başım dönüyor. İyiler-kötüler, güzeller-çirkinler, doğrular-yalnışlar artık o kadar da net değiller. Bu beni rahatlatıyorken, onlara tuttunarak yaşamaya alışmış olan beni anksiyeteye sokuyor. sanki ayaklarımın altındaki zeminin çekildiği duygusu ile başbaşa kalıyorum, ellerim tutunacak birşeyler arıyor. 
Aslında bir süre önce gördüğüm bir rüyanın izdüşümleri bunlar. Sanki o rüya başıma geleceklerin hepsinin habercisiymiş. Belki burda sizinle paylaşmışımdır rüyamı. Rüyamda birşeyler almak için markete gitmem gerekiyor. Trene biniyorum. Yol çok güzel, sanki sonbahar güneşi var, ağaçlar rengarenk, sarı, yeşil, kırmızı, kahverengi.....zevkle izliyorum ama bir anda çok uzaklaştığımı farkediyorum, marketi de geçiyorum sanırım. Tren bir türlü durmuyor.....çok telaşlanıyorum. Ve sonunda tren bir durakta duruyor ve sanırım burası son durak.....İniyorum yine doğa çok güzel, raylar bir nehrin üzerine kurulmuş, aşağıda nehirde yüzen eğlenen insanlar var, çok neşeliler. Ben yüksekten hep korkarım, aşağı bakmakta zorlanıyorum yine korkuyla. Ve bir bakıyorum rayları oluşturan çubuklar da yok zaten, korkum iyice depreşiyor. Neyin üzerine basacağım ben şimdi? Bir tren yolu var önümde ama rayları yok......korkuyla bir adım atıyorum...adımı öne doğru atmamla birlikte bir ray çubuğu oluşuyor önümde, sonra bir tane bir tane daha. altım bomboş, yanımda kimse yok....
Şimdi daha iyi anlayabiliyorum bu rüyayı.

6 yorum:

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Gugukcum,
Tren geçmişe yolculuktur, demişti bir bilen. :)
Geçmişte yaşadıklarını şimdi tekrar gözden geçiriyor olabilirsin. Öyle mi acaba?

guguk kuşu dedi ki...

benimki de o zaman çoook eskiye en eskiye olan yani 0 noktasına yani gerçek bene yolculuk oldu. geldiğim yerde tek bir ray yoktu, herbir rayı ben kendi adımlarımla oluşturuyordum.40 yaş, hayatı yeniden gözden geçirip kurduğun bir yaş galiba:D

Nehir İda dedi ki...

Hah yeni bakabildim:) Güzel bir rüya gibi geliyor bana tabi öyle yorumlayalım öyle olsun zeminine yerleşerek diyorum yoksa pek anlamam. Çaba işte herşeyi yoktan var etme çabası.
Ben seni ilk defa 3 çocuğun olduğu gerçeği ile tanıdım sonra aynı yokluklarda buluşunca sevdim. Şimdi atsan atamaz satsan satamazsın :)) Başına belayım:P
İyi olacak herşey ben sana tüm kalbimle inanıyorum.

guguk kuşu dedi ki...

"SENİ SEVDİM" DİYORSUN YA ÖTESİ YOK BANA NEHİR İDA....BELANIN EN TATLISI SENSİN. BENİ SEVDİĞİNİN FARKINDAYIM. TAM ŞUANDA OKUDUĞUM KİTAPTA ŞU YAZIYOR: DİN ALLAHIN İRADESİNE TESLİM OLMAKLA BAŞLAR VE BİTER.İNSAN NE ZAMAN KENDİ ANLAYIŞINA VE İRADESİNE GÜVENİRSE ÖLÜMCÜL BİR GÜNAHA DÜŞER.
TANRIM, KENDİMİ SANA BIRAKIYORUM...

kuzguni dedi ki...

boşluk duygusu iyidir.. yeni zeminler yaratma gücü verir, kanatlarını sivriltir insanın..

şanslısın derim..

guguk kuşu dedi ki...

haklısın kuzguni, yeni zemin yaratmak için boşluk olması gerekmiyor mu zaten...umarım beceririm