27 Ocak 2012 Cuma

SON TAHLİLDE


Son tahlilde bir insanın tüm perdeler kapandığında bu hayat sürecinde başarılı olup olmadığını belirleyen kriter nedir acaba? Başarı diye tanımladığımız nedir? bana göre başarı bu özel, mucizevi hediyeyi heder edip etmediğimize göre belirlenir. Bu hediyenin hakkını verebildik mi veremedik mi? Bana göre bir tek başarı kriteri var: mutlu olduk mu olmadık mı? Gün olup bir lokma ekmeği 5 kişi paylaşmış olmamıza rağmen, geceleri soğuk yatağımızda ısınmaya çalışmamıza rağmen, hayat üstümüze üstümüze gelse de, öyle büyük kariyerler yapamasak da..........mutlu olabildiysek, işte o zaman başarmışızdır bu işi. Ben düşünüyorum......şuan itibarı ile MUTLUYUM. 

16 yorum:

Nehir İda dedi ki...

Eee bu süperr. Tabi ki mutlu olacaksın. Hak etmekle de alakalı değil mi biraz? Hak ettiğini düşünmekteyim. Zira bu sorgulamalar ip ucu.

Esra dedi ki...

Mutlu olmak başarıya dair doğru bir kriter ama sanki mutlu etmek de gerek beraberinde, insan bi kendini mutlu etmemeli sadece.
müzik çok güzel yine.

endiseliperi dedi ki...

şu dakkadan haber veriyorum: ben de mutluyum:) dışarda kar yağarken, oğlumla iyi kötü yemeğimizi yiyip, sohbet edip, gülüyoruz. yani daha fazla ne olsun zaten. bugünü de kazasız belasız, sorunsuz atlattık. yeter:)

öpüyorum seni. sevgiler, selamlar çok.

guguk kuşu dedi ki...

nehirida@hala korkuyorum ama mutluyum işte
esra@insan kendi mutsuzsa başkalarını mutlu edemez bence, bu müzik mutluluk verici değil mi?
endişeliperi@zaten tek önemli an şu dakka değil mi:D bizde yemek yok bugün sucuk kızratıp, televizyonun karşına örtü serip yerde yağına ekmek bana bana yemeyi planlıyorum.

Enis Diker dedi ki...

İlkçağ filozoflarının insan için koydukları hedefmiş mutluluk hocam. Bu yüzden insanı neyin mutlu ettiği üzerine epeyi kafa yormuşlar. Atinalı sofistler kişisel başarıya odaklanırken, karşı cephede Sokrates, Platon, Aristo erdem üzerinde hemfikir olmuşlar. Fakat iş bunla da bitmemiş erdemin ne olduğu üzerine ağır mevzi çatışmalar vuku bulmuş:)) Şimdi burdan baktığımızda bu temel çatışma üzerinde insan sormadan edemiyor hayatta gerçekten başarı mutluluk üzerine midir diye:))

guguk kuşu dedi ki...

sevgili enis bey, genel neyle mutlu oluyor bilmem ama ben neyle mutlu oluyorum biliyorum, bu da bana yeter:D güzel bir müzik, kitap, kanaviçe, kediler, köpekler, menekşeler, bodur kılıçlar....

Defter-i KebiR dedi ki...

Bu konuda çok düşündüm, seninle aynı kanıya vardım kuşum. Doğduğum yerden km'lerce uzakta kütüphane, spor ve ev üçgenine girdiğimde dahi kendimi bana başarılı hissettiren en önemli duygum mutluluğum, daha doğrusu içimdeki neşeli hal. Keza baktığında neşe mutluluğu kapsayan bir üst küme sanki. Beni en çok mutlu edense iki şey: biri sevdiklerimi mutlu etmek, diğeri kendim gibi davranmak, davranabilmek. İşte bu ikinci kısımda memleketim sınırlarında çok sıkıntı yaşıyorum. Memleketimde cansu'dan önce bayanım, insandan önce hukukçuyum ve herşeyden önce bir kulum... İnsan diğer kimliklerinin bu kadar öne çıkması durumunda yapmak istediklerini değil, gereklilikleri yerine getiriyor.

Fakat senin de vurguladığın gibi. Aslolan şimdi ise, mutluyum, hem de geçen sene olmadığım kadar...

Bulutsuz, açık, mavi bir gökyüzü ve çivi gibi bir soğuktan bir fincan salep kadar sıcacık ve tarçın kokulu selamlar...

guguk kuşu dedi ki...

sevgili defteri kebir, en çok da başkalarını mutlu etmek sözüne takıldım, neden mi? benim hayatımda özel olarak öyle bir gayem olmadı çünkü, sanki benimkisi doğruyu yapmak, oister mutlu olur ister olmaz ama bir de mutlu olduysa elbette çok sevinirim.

Defter-i KebiR dedi ki...

ben neşesiz insana katlanamıyorum sanırım, ondandır hep bi şebeklik bulup bir gülücük kondurmaya çalışıyorum ister istemez. he bi de karadenizliyim ya, durgun kalamıyorum :D onların mutluluğunu hemencik de kendi mutluluğum yapıveriyorum, ben de karlı çıkıyorum <:

http://www.youtube.com/watch?v=jNLx0tDXllw

Defter-i KebiR dedi ki...

Günaydın bu arada =D

guguk kuşu dedi ki...

ne güzel bir günaydın oldu bu:D
işte birbirimizi bulmamız ve sevmemizin nedeni olan ortak yanımız: mutsuz, mızmız, ağız kenarları daima aşağı bakan, hep kötü şeylerden bahseden insanlardan nefret etmemiz veee karadenizli oluşumuz:D
bi tarafım bolu diğer tarafım artvin

guguk kuşu dedi ki...

o zaman sana iki blog tavsiye ediyorum
http://defnesumanblogs.com/
http://endiseliperi.blogspot.com/

Defter-i KebiR dedi ki...

süpermiş o zaman =D

guguk kuşu dedi ki...

kahvaltı hazırlıyorum: kaşarlı, sucuklu omlet, kısık ateşte ağzı kapalı pişip, puff diye kabaran,
demleme çay, beyaz peynir, tahin pekmez, yeşil ve siyah zeytin....gelsene

Defter-i KebiR dedi ki...

kuşum yaaaa, bu daha da süpermiş =D ben de akşamdan kalmayım, dışarıda inceden bir kar yağıyor, arkadaşlara kahvaltıya davetliyim fakat dışarısı çivi kıvamında. Acaba onlar da ağzı kapalı, kısık ateşte pişmiş pufidik omlet yapmışlar mıdır ki =DD

guguk kuşu dedi ki...

he he bi de yapmışlarmış, ne acaip olurdu dimi?