18 Şubat 2009 Çarşamba

SARI PAPATYAM


Sabah aynanın karşısına oturmuş, herzamanki gibi özenle makyajımı ve saçlarımı yapıyorum. Canı'ı (köpeğimiz, ama ben ona köpek demek istemiyorum) gezdirmekten dönen sarı papatyam "anne anne baaaak" diyerek merdivenlerden yukarı çıkıyor. sesinden anlaşıldığı üzere, pek bi heyecanlı. Elinde bi demet yeşermiş lale soğanı...Görür görmez çakıyorum durumu ama belli etmeden dinliyorum onu.
"Anne bunlar bizim bahçenin köşede öylece çıkıvermiş, ne güzel bak zedelemeden kökünden çıkardım, saksılara dikelim, ne güzel dimiiii"
"Tabii kızım çıkarlar, çünkü geçen sene hüseyin amcanlar (karşı komşu) dikmişti o laleleri"
Bizimkinin yanakları kıpkırmızı oluyor.
"yaaaaaa"
Bi yandan da kızacağımdan korkuyor, daha beteri geri gönderip onları yerine diktireceğimden. Gülüyorum:
"tamam annecim, koy onları dikelim saksılara ama diğerlerini de toplama olur mu?" gülerekten.
Öyle utanıyor ki sarı papatyam. sarılıp seviyorum.
"canım annem benim, tatlışım, sen onları öylece pırtlayıvermiş mi sandın bakiiiim, gucu gucu gucu, bi de anne anneeee baaaaak mı dedin sen".
Sonra eşime diyorum ki "bu sene bahçemize biraz daha çiçek ekelim, papatyam çiçekleri seviyor, ben de yazın çiçekli bahçemde oturur ders çalışırım" Bi yandan da içimden:
"Bizim delilşmen sarı papatya da elalemin çiçeklerine musallat olmaz" diyorum.
Çooooook seviyorum sarı papatyamla mor menekşemi. İkisi de öyle yumuşak, öyle iyi kalpli ve öyle dürüstlerki. Canlarım benim. Çok şanslıyım çoooook, sizin gibi iki narin çiçeğin annesi olduğum için. Bi de birbirleri ile dırıldaşmasalar, süper olacak.
Aklıma çocukluk günlerimi getirdi papatyam. Ankarada otururken, evimizin karşısında bi park vardı. Ben küçükken, babaannecim, halacım ve ben oraya gider otururduk. Onların oturup konuşmaya daldıklarından emin olduktan sonra, gizlice benim çam ağacının altına seyirtirdim. Hemen altına eğilir, çimlerin arasını kurcalamaya başlardı. Bi yandan da sağı solu kontrol ederdim, beni gören var mı diye. Ve o da neeee, yaşasııın, yine çıkmış benim rengarenk çiçeklerim. O anki büyüyü size anlatamam, heyecanla dolardı yüreğim, heyyoooo, benim çiçekler yine çıkmışşşşşş. (Bana göre o çiçekler benim için çıkıyordu). Öyle herzaman bakmazdım, zaman tanırdım büyülü çiçeklerime. Bugün gibi heyecanı yüreğimde, çiçeklerin renkleri gözümüm önünde. Hemen onları koparırdım. Eve gidip suya koyardım. Hatta o çiçeklerin elimde olduğu, saçlarım yandan 2 kulak gibi bağlanmış, kırıtık bir resmimde var:) Eh serde boğalık var, ille koparırdım çiçekleri "benim" olacak ya.
İşteeeeee, o gün bugündür, hayatımı mucize gibi yaşadım. Önüme çıkan basit güzellikleri bana sunulmuş bi lütuf olarak gördüm. Beklemeyi bildim. Aferin bana. Di mi????

8 yorum:

Ful yaprakları dedi ki...

aferin :)))
yazıyı okudum ve çok güzel bir gülümseme var yüzümde, senin sayende:)

guguk kuşu dedi ki...

Ful'üm: Hep gül emi.

perikizi dedi ki...

çıkıyorum hemencik parklara bulduğumu yolup gelcem :D

guguk kuşu dedi ki...

Perikızı: koşşş, ama sağına soluna bakmayı da unutma yolarken. Haa bide yanına makas al, bazılarını koparması zor oluyo, diken falan batıyo insanın eline, çabucak makasla kesersin ben öyle yapıyorum artık, bide torba alıyorum yanıma, kestiklerimi atmak için içine. Öpücükler, kaptan.

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

İşte böyle olabilsin diye çocuklar, yani "Önüme çıkan basit güzellikleri bana sunulmuş bi lütuf olarak görebilsinler" diye bahçelerde, bitkilerle hayvanlarla bir arada büyümeliler. Ben bunun insanın ruhunun yoğurulmasında çok önemli olduğuna inanıyorum.

guguk kuşu dedi ki...

Haklısın kedicik. ben böyle büyüdüm. solucanları kestim, dalından armut yedim, yedi mahallenin kedilerini besledim. Bak hala yaşıma başıma bakmadan bahçelerden gül çalıyorum. Sıcaık sevgiler....

perikizi dedi ki...

Sancak alabanda :D başıma hiç gelmez dediklerim gelir valla öle bişey yapsam :)

guguk kuşu dedi ki...

Peri kızı, inanırım, bir bankaya gitme işini bile attraktif hale çevirebildiğine göre, parktan çiçek yolsan, ertesi gün seni haberlerde izleriz: FBI tarafından tutuklanan kız, yaa yapmayın sadece çiçek koparacktım dedi.