17 Şubat 2009 Salı

ŞÜKÜR



Baktımda bi şöyle, hep gıcık olduğum şeyleri yazıyorum. Amma dolmuşum ha! Etrafta öyle çok haşerat var ki yaz yaz bitmez. Sağ olsunlar; onlar da olmasa bloga malzeme çıkmayacak. Hadi ya, yine gıcık gıcık yazmaya başladım. Dün mesai çıkışı, içimden söylene söylene gidiyorum, kızmışım bişeylere. Tam o sırada biri indi merdivenlerden, çok zorlanarak. Önümden geçerken baktım, özründen dolayı o kadar zor yürüyor ki. İkinci adımı atabilmesi için ellerinden yardım alması gerekiyor ve iki adımı arasında sayı sayılabilecek kadar zaman geçiyor. Kapıyı açıp, dışarı çıkacağında telaşlandım. Hem kapıyı açıp, tutup bi de çıkabilecek miydi acaba? Yardım gereksinimi olur diye bekledim, ama hemen de atlamak istemedim. Belki gücenebilirdi, kapıyı tutmama. Ben bunları düşünürken hızla bir çocuk koştu adama doğru: babaa, baba diyerekten. Ve benim yapmayı planladığım yardımı yaptı babasına. Seslenirken öylesine bir tedirgindi ki, sanki baba oydu, baba çocuk. Duygulandım, küçücük yüreğinde taşıdığı sorumluluktan dolayı saygı duydum çocuğa. Yoluma devam ederken tökezleyerek yürüyen bir kadın da onlara yetişmeye çalıştı. Çocuk "anne burdayız" deyince şok oldum. Yok artık, anne de mi özürlü, nasıl bir aile bu? diye aklımdan geçirirken, şanslı çocuk, sen bari sağlamsın diyerek sevindim. Allahım, ne büyük cesaretti, 2 özürlü insanın çocuk sahibi olma kararı vermesi. Ya o da böyle olursa diye düşünmüşler miydi acaba? Ya da sağlam olursa bize bakar mı demişlerdi? Tevekkül dedikleri bu muydu? Yoksa cahillik mi demeliydik? Ne geniş bir ranj: tevekkül-cahillik, aralarında uçurumlar var sanki. Bilmem siz ne düşünürsünüz ama ben onları çok mutlu gördüm. Belki benim o anki halimden bile daha mutluydular. Gocunur gibi bir halleri hiç yoktu. Benim hayattaki ana kriterim mutluluktur. Öyleyse bu tevekküldü. Bütün bunlar 1 dakikadan daha kısa bir sürede oldu. Acaba dedim sadece benim kendime gelmem, hayatımdaki güzellikleri görmem için miydi bu senaryo? Belki de bütün bu olanların nedeni sadece buydu? O zaman bütün bunlar boşa çekilmesin, şükredeyim bari dedim. Güler yüzlü bir şekilde eve doğru seyirttim. Giderken:
Tanrım, verdiğin ve vermediğin herşey için şükürler olsun demeyi de unutmadım

2 yorum:

perikizi dedi ki...

aferin sana guguk kuşu şükür şükür çok şükür zatı halinize bizde duacıyız efenim:)

guguk kuşu dedi ki...

Perikızı: Amiiin amiiin, bil mukabele pericim.