19 Mart 2009 Perşembe

ARAFTA OLMAK


Atomun bileşenlerinden olan elektronlar, çekirdeğin etrafındaki orbit adı verilen halkalarda yerleşik dururlar. Bazen atom çeşitli etkileşimlere maruz kaldığında bu elektronlar yerdeğiştirebilir. Daha üst ya da daha alt bir orbite geçerler ya da başka bir atomun boşalmış orbitine geçerler. Bu işlemlerin bazılarında enerji salınımları olur. Ancak gariptirki asla ve asla orbitler arası bölgede kalamazlar. Fizikte bu alana "forbidden zone" adı verilmekte yani "yasak bölge". Mutlaka bir orbitte olmaları gerekir. Yani ya nerji salacaklar ya enerji alacaklar ama bir orbitte olacaklar. Onların kararlı olması gerekirken bizdeki bu kararsızlık niye. Arafta kalmak en beteri değil mi bizim için de, bu durum elektronlara bile yasakken. Bizi oluşturanlar bu elektronlar değil mi? Niye doğamıza aykırıyız böylesine. Doğaya mı direniyoruz? Ne cüretle? Amacımız iki orbiti birden mi idare etmek, hani ne şiş yansın ne kebap hikayesi. Hayat bizim tercihlerimizin ilmek ilmek oluşturduğu bir örgü değil mi? Kararımızı verip, o kararla yola koyulmanın vakti geldi de geçiyor mu yoksa? Bu yolda hayal kırıklıkları, kırgınlıklar, küskünlükler ve zorluklar bizi bekliyor olacak ama kendi yolumuzda yürüyebilmenin keyfini hiç bir şey kaçıramaz.

11 yorum:

Belgin dedi ki...

Biz elektron degil, insan oldugumuz icin böyle karmakarisigiz, ama bu böyle olmasaydi, herkes-hersey tek düze olsaydi, cekilmezdi bu dünya kusum be.
Karisik, marisik iyiyiz biz böyle;)

sufi dedi ki...

Elektronların bu denli kararlı oluşları enerji alış ya da salış dışında biryerlerde arafda kalmayışlarını hiç duymamıştım.Tasavvufda arafdan çıkmak edimi bu olsa gerek.İki arada kalmamak selamete çıkıp ya alışa ya da salışa kavuşmamız dileğiyle sevgilerim ve teşekkürlerimle.Ellerim uzanıp saçlarını okşadı şimdi.Dilek.

özii dedi ki...

Orbitleri , elektronları görünce hiç dayanamam bunlar benim işte dedim. Ve düşündüm de gerçekten onlar kadar bile kararlılık gösteremiyoruz pek çok şeyde.

Ama çekim kuvveti daha güçlü olan atomların etkisi altında kalıp , çekirdekten uzaklaştıkça mı bu kararsızlıklarımız acaba? Başka ve daha kararlı maddeler mi oluşturmaya çalışıyoruz? Kopmak , kopmamak , bağlanmak , bağlanmamak , kararlı, kararsız olmak bazen negatif bazen pozitif olmak ... Belki de herşey , yeni oluşumlar içindir kimbilir...

Yörüngemizden sapmamak ama kararlı olmak dileğiyle. Sevgiler
Ben bunu çok sevdim :))

guguk kuşu dedi ki...

@Belgincim, bu karışıklık değil. Yolumuzu belirlemek. Ben anladım ki hayatta "hem-hem" prensibi işilemiyor. "ya ya" prensibi işliyoru. Hem zengin olalım hem çalışmayalım gibi ya da ya çalışalım zengin olalım ya da çalışmayalım böyle kalsın. Tercih yapmamız lazım.
@Sufim tontinim, ben de ders çalışıyorum ya (çalışmaya çalışıyorum desek daha doğru) Yeni okudum bunu. Çok hoşuma gitti. hani geçen yorumlamaya çalıştığımız ayeti kerime gibi. hem güneş hem gölge, hem beyaz hem siyah olmuyor. Dığru tercihleri vermeyi nasip etsin rabbim hepimize (gözlerimi kapadım ve saçlarımı okşamanı hayal ettim, tontinim, iyi geldi, sağol)
@Öziiim, elektronlar ne yaparsa yapsın iki orbit arasında kalamıyor. Öbürü daha kuvvetli çekim mi yaptı, küt ona yapışıyor asla iki orbit arasında olmuyor. İmrendim onlara. Evet belgincimin dediği gibi biz insanız. Ama bizi oluşturanlar bu atomlar, hücreler. Evet kafamız karışacak ama arada kalmayacağız. Belki bazen yanlış bazen doğru bir tercih yapacağız: Bu da işe koyulacağız anlamında geldi bana. Düştük mü evet düştük, dizlerimizi ovalaya ovalaya, ağlaya ağlaya olsa da yürümeye devam canım.Hem de hep beraber. Birimiz düştüğünde öbürümüz onu sırtına alacak, el atacak ona ve hep beraber devam edeceğiz bu yola, ayrı ayrı rotalarda. Sonra bi blogda buluşup kalbimizi açacağız birbirimize ne güzel dimi.

beenmaya dedi ki...

Aklımın almadığı, içimin sığmadığı bir yaşama kendimi sığdırmaya çalışıyorum ya arafta kalmak bu olsa gerek...

guguk kuşu dedi ki...

@mayaların en şirini, aynen öyle ne güzel bi katkı bu. canımsaın.Ordan kırpıyorsun eksik kalıyor, şurdan yamıyorsun eğreti duruyor dimi. Anlamak bu işte. Anladın sen beni.:)

ıvır zıvır... dedi ki...

bir an içiin belki anlatıklarınızdan daha fazlasını anladım... ama burda yazamayacak kadar karışık belki.... zaten şu günlerde yazmakdan daha çok,
kelimeler beynime hücum edip tüm kılcallarımı tıkar gibi oluyor... hani tıkanan tesisat boruları gibi :S...
Allah'ın minicik elektronu kafası çalışmazken böyle becerikli oluyorda :) biz bir doğru yol tutturana kadar kaç kez yanılıyoruz ...

güzel bir yazı olmuş gerçekten ..ve iyi bir benzetme...
teşekkürler...

Pırıltılı cadı dedi ki...

dıyecek hıc bısey yok bu sözlerın ustune.. akışta olmak bu galıba.. dırenmemek hıc bırseye.. bırakmak, kabuletmek, herseyde bır hayır vardır dıyebılmek.
bu sanırım asıl olay..
sevgıler, pırıltılı cadı

guguk kuşu dedi ki...

@bazen bana da oluyor o dediğin ıvır zıvır, öyle güzel şeyler geçiyor ki kafamdan sanki evrendeki tüm gizemleri biranda çözüyorum ama bunları söze dökmek imkansız oluyor.. Mesele yanılmak değil. Elbette yanılacağız, özgür iradeyi seçmişiz, bu da komplikasyonu. Önemli olan yanlış doğru bir orbitte olmak. Asla arada değil.
@Pırıltılı cadım, evet herşeyde bir hayır var diyebilmek büyük bir ferahlık verirdi sanırım. İyi geceler.

perikizi dedi ki...

Benin kukuş ansiklopedi gibi karıştır karıştır oku bak bana deli diyorsun ama kendinide hafife alma derim ben sana nerden aklına geldine bu gugukların en guguku :)Sverek izliyorum mınıcırıyorum

guguk kuşu dedi ki...

@Delişmenim, özledim seni nerelerdesin bakiiim. Nerden aklıma gelcek be perim, ders çalışıyorum ya. Okuyunca birden zonk dedi kafam. bak sen şu elektronlara dedim. Biliyomusun şu kuantum fiziği çok alem bi gün şu doçentliği hallediim, oturup fizik çalışcam. Ayyy kukuş lafı çok hoşuma gitti, benim literatürede de vardır bu kukuş. Mıncırr beni.