22 Mart 2009 Pazar

CAMEKANSIZ HAYAT


Evet efendiiim, yine burdayız işte beraberce. Hikayenin bu bölümünü aslında daha sonra yazmama izin verilse de, ben çaktırmadan yazacağım. Napiiim, çok canım çekti. Hem önce dersimi çalıştım, valla bak intensifying screenlere çalıştım. Soru sorabilirsiniz.

Efendim yıllar yılları kovalar, üniversite kazanılır, okunur, biraz muaynehanecilik yapılır, beğenilmez, fakülteye kapak atılır. Hala gözlük gözümde tabiii. Eeee yılların dostluğu, kolay bırakılmıyor ki. Bu işlerin kısmen içinde olmama rağmen, nedense şu lazer işi hiç aklıma gelmez. Sanki anamın karnından dört göz doğmuş gibi kabullenmişim durumu. Yavaş yavaş bu lazerle çizdirme işinin uzun vadedeki başarılarını görünce eşim kıpırdanmaya başladı. Gel senin şu gözleri çizdirelim diye. Araştırdık, soruşturduk, kendimizce güvenilir bir doktor bulduk. Çocukları izmire babaanne ve dedeye bıraktık, biz ordan istanbula. Öncelikle muayene olacağım ve bazı ölçümler yapılacak ve bunlara göre laser operasyonunun yapılıp yapılmayacağı belirlenecek. Ölüçümler yapıldıktan sonra doktor gülüyor ve sendeki kornea kalınlığı ile 5 kez ameliyat olursun diye. Hem sevindim hem heyecanlandım. Ertesi güne randevumuzu aldık. Akşam üstüydü randevuzmuz, hasaneye ulaştık. Mükemmel bir hastaneydi. İçim biraz rahat etti. Bir de habire gözleri kapalı çıkan bissürü insanı görünce, iyi valla dedim, demek çok sayıda yapılan birşey bu. Neyse yukarı çıktık, sıra bana geldi. Kalbim güm güm atıyor. Eşim bekleme salonunda kaldı. Beni operasyon odasına aldılar. Beni hazırlarken doktor operasyon ve benim dikkat etmem gereken şeyler hakkında bilgiler verdi. Göz kapaklarıma özel klempler yerleştirildi. Damla ile topikal anestezik uygulandı. Mikrotomu gözüme yaklaştırırken: Allahım, gözlerim sana emanet, umarım doğru bir iş yapıyorumdur dedim ve pattt gözümün önünde yıldızlar uçmaya başladı. Kornea kapağı kalkmıştı. Kapağı kaldırırken be de o şeffaf tabakayı görüyorum. Göz kapaklarım fal taşı gibi açık, habire gözüme gözüme gelen bilumum şeyler. Göz küremi oynatmamam lazım. Ne dualar ettim bi bilseniz. Bildiğim surelerin hepsini hızla okudum kesmedi ve: Allahım, doktorun elleri Senin ellerin olsun dedim en son. Laseri uyguladı doktor. Ve aynı şeyler diğer göze uygulandı. Bütün bu işlemler hazırlık safhası dahil 20 dakika falan sürdü. Sonra o şefaf kapakları kapadılar nazikçe ve bol bol serumla yıkadılar. Beni dinlenme odasına aldılar. Gölzerim kapatıldı tabi. ben beklerken yeni bir hasta aldılar. Genç bir erkek ama sanki içerde savaş var, oğlan bi türlü sabit duramıyor sanırım ve doktor habire kızıyor ve sonunda işlemi yarıda kestiler. Bende bunların yaşanmadığına çok sevindim. Herneyse, doktor yanıma geldi ve: sizin kadar sabit durabilen hiç olmadı, vallaha kutluyorum sizi dedi. Gururladım tabiii. (yiyosa kıpırda). Dikkat etmem gerekenleri söyledi, kullanacağım ilaçları verdi ve ertesi günü kontole çağırdı. Biz otelin yolunu tuttuk. Allahım, kör olmak ne zormuş, en zoru da birine bağımlı olmak. Ya adamın beni burda terk edip gidesi gelse, naaparım ben İstanbul ellerinde, kör bi şekilde. Yapıştım koluna, kaçmasına engel olacak şekilde. Öyle belirgin bir ağrım olmadı. Gözüme hiç dokunmamam lazım bu arada. Gece ya dokunursam diye, hiç uyuyamadım nerdeyse. En kötüsü gözlerinizin fena halde sulanması. Neyse geceyi atlattık. Rahatlıkla bakabiliyorum ve görüyorum. (Bak şimdi bile ağlayacağım). O duyguyu anlatamam. hayatımın en mutlu anlarından biriydi. Kontrolü yaptırdık. Herşey mükemmeldi. İstanbulu gezelim dedik, direkt bakış, yani gözlüksüz, yani camekansız.... İstanbula gidilir de balık ekmek yenmez mi, yanında turşu suyu içilmez mi. Martıların şarkıları, deniz misss gibi, teknelerrr. Bir yandan yiyorum bir yandan denizi izliyorum, uzaklara bakıyorum, çoook uzaklara. Bakmakla kalmıyorum, görüyorum. Tekneler geliyor, martılar uçuyor, insanlar konuşuyor, ufku görüyorum. Gözlük yok artık. Tanrım inanılır gibi değil. Halamı aradım. Hala dedim şimdi denize bakıyorum, karşıdaki martıların gagasını bile görüyorum...Gözlüğüm yok artık. Beraberce ağladık...mutluluktan tabi. Onca yıl gözlüklü bir hayet, bir çeşit esaret. Şimdi özgür gözlerim. Allahım sana şükürler olsun diyorum, bir daha bir daha. Bana bu imkanı verdiğin için teşekkürler sana. Operasyonu sorunsuz atlattığım için ayrıca şükürler olsun. Veee en önemlisi tabi: beni benden çok düşünen, cesaretli ve iyi yürekli bir eşim olduğu için müteşekkirim sana. Bana nasıl güzel baktı. Hakkını ödeyemem canım benim. Gece o da uyumayıp, sürekli kontrol etti beni. Benimle birlikte mutlu oldu. Dua ettim ona. Dua ettim bu uygulamayı bulana ve doktoruma.bana yeniden ışığı verdiler sanki. denizi, martıları, ufku verdiler. İstanbul'u çok seviyorum. Kaldığımız otel muhteemdi. Galata Kulesinin tam yanında, Anemon otel. Galata kulesi muhteşemdi. Otelin roof barı harikaydı. Deniz, İstanbul ayaklarınızın altında. tavanı camdan. Koca koca martılar konuyor ve size bakıyor, siz de ona. İnsanlar camın yanında kahvesini yudumluyor, gözler dalmış, şehri-deryaya. ben de dalıyorum. Kendi gözlerimle, camsız. Artık İstanbulla aramızda herhangi bir engel yok. Artık, buğulanma derdi yok. Gözlüğü kaybetme derdi yok. Banyoda üstüne oturma derdi yok. Denizde şemsiyeyi kaybetme derdi yok. Heytttt be özgürlük, yaşasıın. yaşasın bilim ve bilim adamları, yaşasın doktorlar ve herşeyden evvel yaşasııın benim tatlı kocammmm.

5 yorum:

sufi dedi ki...

Can kuşum;
Çok şükür camekanlardan ve sis perdelerinden kurtulmuşsun.Yeni gözlerinle dünyaya ne kadar mutlu bakıyorsundur eminim.Allah önce eşeği kaybettiriyor Nasrettin hocanın dediği gibi sonra bulduruyor ki sevinesin diye.
Sana sevineceğin bir haber ;

Bugünkü habertürk gazetesini alıyorsun 20. sayfasına bakıyorsun.O güzel gözlerinle GUGUKKUŞU'nun yazısının yayınlandığını görüyorsun.Hadi gecikme çabuk ol canım tebrikler.Tontini.

guguk kuşu dedi ki...

Yahu sufim aldım gazeteyi ama bulamıyorum öyle bişi, bugünün gazetesi yan, 22.3.009 olduğundan eminmisin.

Belgin dedi ki...

Ben de istiyom, ben de bu kavanozlardan biktim.

sufi dedi ki...

Gazetenin 20. sayfasında web günlüğü var,solda editoryal köşesinde "arafta olmak fiziğe aykırı" başlıklı yazın kapı gibi duruyor orada.Sen bulamazsan gazete bende var.Yollarım sana sevgilerimle.

Pino dedi ki...

Geçmiş olsunnn!!! Sevindim gözlüklerden kurtulmana.. Kolay operasyon demişler ama ben okurken çok korktum gerçekten:) Bu çizdirme olayını düşünen arkadaşıma da okutacağım yazını:)