27 Nisan 2009 Pazartesi

BU ARALAR


Bir dolgunluk var bu aralar,

Yüreğimle midem arası bir mahallede.

Göz pınarlarıma kadar bası yapabilen.

Burun kemerimde sızılara neden olan.

Helezonvari, bir yukarı çıkan

Bir aşağı inen bir basınç.

Korkuyorum; olmadık biryerde

Olmadık bir zamanda patlayacak diye.

Patladığında, bütün parçalarım

Anılarım, kırgınlıklarım

Kızgınlıklarım, yıpranmışlıklarım

Etrafa saçılacak.

Ben izleyeceğim onları öylece.

Etrafa uçuşmalarını, ateş böcekleri misali.

Bakıp kalacağım donmuşçasına.

Bu küçücük benciklerin hepsi

Benim içimdemiydi?

Savrulacaklar evrene.

Korku mu dolacak içime?

Ayrılmanın acısı mı kavuracak yüreğimi?

Civcivin yumurtayı zorlamaya başladığı,

Tırtılın kozasını delmeye başladığı anlar mı bunlar?

Canım yanıyor.

Yanan canım mı?

Kabuğum mu?

Bırakayım yansın mı yanan?

Yoksa ninniler mi söyleyeyim yine ona?

Dilim yorgun ninnilerden.

Yağmur yüklü bulutlar gibiyim.

O basınç, yağmur öncesi alabora mı?

Es bakalım,

Es savur.....

Tozu dumana karıştır.

Yoruldum artık.

Senle savrulacağım bu sefer.

Gökyüzü alabildiğine gri.

Bense soluksuz, yorumsuz.

Biliyorum fırtına geliyor.

Ama kaygısızca bekliyorum.

Bu sefer rutin kabusumun en korkunç yerinde uyanmayacağım.

İnadına kapayacağım gözlerimi.

İnadına devam edeceğim kabusuma.

Taki, nefesim durana kadar.

Belki kopar o zaman fırtına.

Belki patlar içimdeki bomba.

Belki o zaman yağmura gebe bulutlardan süzülür damlalar.

Belki ben bakarken benden savrulanlara,

Affederim kendimi.

Unuttuğum ben olurum yine.

18 yorum:

defne dedi ki...

gözlerde yaş olmazsa kalp gökkuşağı açmaz..

Zeugma dedi ki...

Bu aralar ruhsal durumun...
Şiir gibi..biraz felsefik.İkisi birleşmiş yepyeni bir tarzmışcasına akıcı bir yazı olmuş.Her cümlende hissediliyor dingin olmak isteyip buna fırsat bulamadığın ve mümkün olmadığı..Ya da başaramadığın..
Bir parça kendimi gördüm..Tek bir farkla..Sakın fırtına beklentisi içinde olma Gugukcuğum..sakın..Sil aklından..Düşüncesi bile kötü..
Fırtınaların sonu dinginliktir,yağmur artı gökkuşağı uzantılıdır çoğu zaman..ama olsun..
İçinde bombayı imha et.Bunun yollarını sen öğretiyordun bize..
Ve önerim: Bu güzel bahar aylarında açık havada hergün 1 saat yürüyüş öneriyorum.İnan mutluluk hormonların müthiş harekete geçiyor,eve yorgunluktan arınmış,kafan temizlenmiş ve mutlu dönüyorsun..
Sevgilerimle bir tanem...

Ful yaprakları dedi ki...

şiirlerine bayılıyorum daha doğrusu şiirsel anlatımına:))
ne de güzel döküyorsun içindekileri, anladım ben seni, yaz gelsin bir şey kalmayacak gör bak,
ben de bekliyorum yazı -ki avunayım...

düş dedi ki...

o küçücük "bencikler" Guguk Kuşum, savrulmayi degil senin tarafindan kabul edilmeyi bekliyorlar,hepsi içinde ve sana bakıyorlar, bizi itme, reddetme, öteleme, haydi bi gayret et de kabul et diye,topu topu 12 tane zaten, hepimizin alt bilincindeler onlar aslında ve bu zamana kadar reddettikçe gelip egemen oldular, özün yerine geçip "miş" gibi yaptılar...
sarıldım sana sevgimlee..

guguk kuşu dedi ki...

@Peki düşüm, hepi topu 12 tanelerse kabul ettim gitti, öncelikle onların tek tek farkına varıp, sonrası ile onları kabullenip, barış imzalayacağım. Ama anlaşmamızdaki en önemli kural BEN in efendi olacağı olacak:) Sarıl bana sevginle, bende başımı yaslayayım sana yumuşakça:)iyiki varsın. İyiki varız İyiki VAR.

guguk kuşu dedi ki...

@Bilmem artık Fulüm, belki yaza belki bahara belki kışa, belki de 1 saat sonra ama herşey hep daha iyiye gidecek. Mesele doğru yolda disiplinle yürüyebilmem.

Belgin dedi ki...

Canimmmmm

guguk kuşu dedi ki...

@Zeugmacım, bakalım görelim neymiş bu bencikler, varsın fırtına çıksın, sonunda defnenin de dediği gibi bi gökkuşağı bekliyorum ben:)
@Defnecim, aynen sana katılıyorum, ümitkar bi bekleyiş benimki:)

beenmaya dedi ki...

Hadi bırak artık kendini ve yağ şimdi hem de bardaktan boşanırcasına.Yağ ki içindeki bütün zehir akıp gitsin. Bütün birikintilerden temizlenip, arınsın yüreğin. Yine, yeni, yeniden hayattan yana baksın gözlerin. Yağmurdan sonra temizlenmiş toprak kokusu sinsin üzerine. Ve tekrar kurutup ıslanan yüreğini güneşte, yenile kendini. İyileştirip, yeniden sarıp sarmala içindeki tüm iyi niyetleri...

diye yazmıştım bir zaman...

guguk kuşu dedi ki...

@Sufimm, aşk olsun kollarım sana hep açık, ben hayalimde hergün kucaklıyorum seni, galiba torununla aynı familyadanız:)

guguk kuşu dedi ki...

@Mayam, ben de aynen öyle yapmayı düşünüyorum, hazır havalarda buna müsaitken:)

sufi dedi ki...

Yanan ne kabuğun, ne canın bu sıralar yanan yüreğin galiba canım.Bilinç sıçramaları çatırtılarında sancılanıyor insan.Doğuracak ya da doğacaksın yeni mutluluklara.Görünmeyen gözlükler takılıp gözlerine aaaa! mutluluk ne hoşmuş diyeceksin belki de.

guguk kuşu dedi ki...

@Canım Sufim, tontinim, yumuşak kalplim yumuşak kucaklım.....belki de kendimi doğuracağım, her zamanki gibi ümitkarım:)

beenmaya dedi ki...

bahar temizliği misali :))))

guguk kuşu dedi ki...

@Mayacım, umarım öyle olur, iyice birbirine dolanmaz tilkilerin kuyrukları:)

özii dedi ki...

Fazla bile biriktirmişsin canım. Neden akıp gtmesine izin vermiyorsun? Biliyorum akıp gitmeyecek ama bu kadar acıtmayacak da...

b.n.n dedi ki...

gök ağlamadan yer gülmez misali
tıkanıp kalmışın rengin gri
ama bunun sonrası huzurlu bir mavi...
eskiden küskünlüklerde mendil ıslatılırmış.sonra da ipe asılır o mendil kuruyana kadar küs kalınır,kuruduktan sonra barışılırmış...haylaz çocuklar gibi inadına o mendil kurudukça su dökme üstüne,izin ver içindeki güneşe ;)
önce as mendilini ipe sonra kurumasını bekle.kuruduktan sonra silkin de gel kendine,,,
çünkü hayat bir ipin ucunda belkide!!!

guguk kuşu dedi ki...

@sevgili bnn, şu yazdığın yazı da ne çok anlam var.:) evet o mendili kurutacak olan güneş: içimdeki güneş. Ona izin vermem lazım. Sağolasın.