18 Nisan 2009 Cumartesi

EMANETLERİMİZİ GERÇEK SAHİPLERİNE VERELİM


Bazen çok dalıyoruz. Çok kopuyoruz gerçeklerden. Yoldaki ateş böceklerinin yalancı ışıkları gözlerimizi alıyor. Oysa gerçek güneş, gökte, pırıl pırıl. Ateş böceklerinin mırıltıları da ışıkları kadar yalan. Fısıldıyorlar dama: herşeyi sen yaptın, hepsi senin hakkın, onlar da yeterince çalışsaydı, onların da olurdu............

Belki de evren bazılarına daha fazla şeyler verdi: daha fazla para, daha fazla mal, daha fazla zeka vs vs vs. Şanslı gruptan olduğumuzu düşünürüz. Bunları hak etmişizdir. Oysa, evren bu daha fazla olanların hepsini bize vermemiştir. Nasıl mı? Bir kısmını bize borç olarak verir. Ki, biz onları gerçek sahiplerine verelim. O fazlalıklar bize sadece emanettir. Gerekli zamanlarda, gerçek sahiplerine vermek üzere. Bize sunulan ne kadar çoksa, borcumuz da bir o kadar çok oluyor. Kazandığımız paranın bir kısmının borç olduğunu unutmamak lazım. Belki de okulda çalışan müstahtemden almışızdır o borcu. Bize verilen zekayla herkesin hayrına olacak şeyler üreterek borcumuzu ödeyebiliriz. Bize verilen hayırlı evlatları iyi yetiştirerek borcumuzu ödeyebiliriz.

Benim, ben kazandım, onlar da çalışsalardı........Büyük yanılgı. Karşı komşumuzdan, yuvadaki çocuklardan, okuyacak parası olmayan öğrenciden aldığımız borçlar ne olacak. "O", onları gerçek sahiplerine vermek üzere bize emanet mi etti yoksa?

14 yorum:

Zeugma dedi ki...

Bu can da bize emanet aslında.Öbür dünyaya göç ederken kimsenin kimseden farkı yok.
Tek bir farkı olabilir,sırtımızda götürdüğümüz günahlarımız ve sevaplarımız.
Dinimizde''Veren el alan elden üstündür''diye bir söz vardır.Olmayanlara sendekilerden vermekle ilgili..
Bu Hıristiyanlıkta da ''It's better to give than to receive'' olarak aynen geçer.
Yazının üstündeki fotoğrafta yaşlı kadının bir tabak yemek bulduğu için yüzündeki inanılmaz mutluluğa bakar mısınız?
Ne kadar yürek dağlıyor.
Hem maddi hem manevi anlamda yapabileceğimiz ne çok şey var.
Gugukcuğum, yazan ellerine sağlık.Son derece yapıcı ve etkili bir yazı akmış yine yüreğinden..
Sevgilerimle..

guguk kuşu dedi ki...

zeugmacım, bunları aslında kendim için yazıyorum, sanki yazarsam ve sizler de şahit olursanız, daha doğru bir insan olabilirim.ve hep pozitif şeyler yazmak hoşuma gidiyor. üzücü şeyleri bile pozitif şekliye nasıl sunabilirim diye düşünüyorum hep. şikayet etmek, mızırdanmak en sevmediğim huylar.
İnanırmısın zeugma böyle sahneleri gördüğümde, yüreğim utançtan kavruluyor. bazen alışveriş manyaklığı nöbelerimden sonra kusmak geliyor içimden. Benim amacım bunlardan kurtulmak.

ıvır zıvır... dedi ki...

kesinlikle çok doğru bir tepsit daha.... hayatta var olan herşey zaten vardır.... hani şöyle meselaa herşey Yaratıcıda iken o dünyaya pay etmiştir... hepsini toplarsak yeniden.... tüm dünyadaki güzel olan ve ... doğru olanaları yine tek elde toplamış oluruz... ve farz-ı mahal çuvaldan çektiğimiz bir kavram (zeka..para..mal... iyi bir çevre... diğer hertürlü imkan) aslında tamamen dünya için ortak birşeydir ki o şeye sahip olmayanlarla paylaşmalıyız... parası olan olmayanlarla...
ilmi olanlar olmayanlarla...
zekası olanlar daha az olanlar adınada adı keşifler yenilikler yaparak...
paylaşmalıyız....

evet ...evet.. çok doğru...
kendim için yazıyorum demişsiniz ama ...ben kendime de alınıyorum müsadenizle :)..

guguk kuşu dedi ki...

ıvırcım zıvırcım, yorumunla yazı daha bir dolu oldu. haklısın, paylaşmalıyız. çünkü onlar verilenler emanet sadece paylaşmak için sunmak için. bugün bir adam gördüm, ruh hastası olduğu belliydi, saçlar sakalları birbirine karışmıştı, üsünde bir bayan pijaması vardı. ayaklarında ayakkabı yoktu....düşündüm: çoraplarla gezmek öyle umarsızca....
alınalım ıvırcım zıvırcım, hepimiz üsümüze alınalım.

Evren dedi ki...

ya ben kimseye fazla bir şey vermedim, hem borç da vermedim... ciddi bak, hakkaten, valla :)
ne güzel demişsin "o" emanet etti diye... emanete ihanet edilmez ve gerektiğinde iade edilir sadece... sevgiler...

tutsak dedi ki...

Hadi bakalım daha zoru var, elindekilerin bir kısmı değil, hiçbirisi sana ait değil dersem ne yapacaksın. karnını doyurup barınmandan giyinmenden geri kalanın hepsi borç dersem :) çok mu insafsızlık ederim acaba hadi biraz da eğlenmeye ayır istersen.:))Aklıma gelmişken bana da borcun vardı onu ne zaman ödeyeceksin :):) (millet gerçek falan zanneder şakaydı son kısmı)
Sevgiler

guguk kuşu dedi ki...

ne diyim abim, doğrusun derim. zaten fazla kelimesinin karşılığı da bu. senin dedikleriin haricindekilerin hepsi:)haklısın sana borcum vardı, teşekkür borcu, dostluğun için abiliğin için.iyiki varsın.
evrencim, böyle bakınca durumumuz pek bi fena dimi:)umarım her beraber bigün daha doğru insanlar oluruz.

defne dedi ki...

Belki de bu hayatta herkese eşit olarak verilen tek şey 24 saat..
onu güzel bir şekilde kullanmak bizim elimizde.
Geleceğe ve ahirete güzel şeyler bırakabilmek için sadece kendimizi düşünmememiz gerek.

Belgin dedi ki...

Güzel kusum, hepsi bize emanet, verdiklerinin hepsi aslinda paylasmamiz icin, biriktirmek, cogaltmak, depolamak icin degil. Bizler "hepsini ben yaptim, hepsini ben kazandim" yanilgisina düsüyoruz, paylasmayi unutuyoruz, halbuki cogu seyler paylasinca cogaliyor, paylasinca tatlilasiyor. Haklisin bitanem, hepimiz kurtulmaliyiz bu yanilgidan, biriktirip-depolamaktan, bu kölelikten!! Öptüm güzel yüreginden:))

guguk kuşu dedi ki...

güzel saçlım, ne garip sana yorum yazdım, sonra bloğu açtım senin yorumun vardı, bloğuna yorum yazarken: blog yazmaya da aynı zamanda başlamışız diye düşünüp gülümsemiştim. haklısın belgincim, nedir bu birikterme arzumuz, böylelikle ölümlülüğümüzü görmezden mi gelmeye mi çalışıyoruz acaba. gel sende zeugmanın sayfasındaki paganiniyi dinle bi harika, aynı anda dinlediğimizi düşünüp sevinelim canımmmm.

stickman dedi ki...

bu konuları çok irdelerim kafamda ama olayı hiç bu açıdan görememiştim. teşekkürler.

guguk kuşu dedi ki...

@sevgili stickman, olayları başka başka yönleri ile görebilmemiz ve bu dünyaları bloglar aracılığı ile birbirimize aktarmamız ne güzel dimi?

Belgin dedi ki...

Kusum simdi oradan geldim, kalp kalbe karsi diye buna derler:))) Öptüm canim:))

guguk kuşu dedi ki...

defnecim haklısın eşit olan tek şey bize sunulan 24 saat bunu nasıl değerlendireceğimiz ise bize kalmış.