25 Nisan 2009 Cumartesi

YUMUŞAKÇA


Geçen haftayı Zeugmanın Paganinisini dinleyerek geçirdim. Bu haftayı da Birazın Maria Menasını dinleyerek geçireceğim anlaşılan. Uzun bir süredir Pinonun Blackmores Nightını dinliyorum. Baktım da birbirine çok benzer melodiler. Böyle olması çok normal. Onlar BEN aslnda. Anladım ki, ben tam anlamıyla bir bir yumuşakçayım. Nedir bu yumuşakça? Açıklayayım hemen, herşeyin yumuşağını seven.

Taa çocukluğumdan gelen bir özellik bu. Çocukluğumdan beri, kulak memesi hastasıyım, kendiminki dahil, çok severim kulak memelerini. Tıpkı bir meditasyon gibi. Farkında olmadan elim ona kayar. Kollarımın ve ellerimin yumuşak yerleri de buna dahil. Sırtım ve kollarımın sevilmesi beni uyutır hemen. Küçükken kürklü kadınların kürklerine sinsice dokunmam da bu sevgimden kaynaklanır. Çıtır şeyleri sevmem. Pidenin ve ekmeğin yumuşağını severim. Yumuşak melodileri severim, bangır bangır müzikler bana göre değildir. Yumuşak sesli ve yumuşak bakışlı insanları severim. Yüksek sesli konuşmalar çarpıntıya neden olur bende hemencik. O yüzden hiç televizyon izlemiyorum. Bu tip konuşmalardan uzak kalıyorum. Adrenalini hiç sevmem. Lunaparkları sevmem, sarsalanmaktan ve sallanmaktan hoşlanmam. Bunun yerine bir ağaca çıkıp, çağla yiyerek kitap okumayı tercih ederim. Sıkıcı mı geldi size? Yeni yıkanmış çarşafları ve nevresimleri sevmem. Ben üzerinde yattıkça yumuşasınlar ve ben gibi koksunlar isterim. Marshmellowlara bayılırım; özellikle çilekli olanlara. Tek serettiğim televizyon dizisi sünger bob. İşte ben buyum dostlar, elimden gelen bu. Yumuşak yumuşak yaşamak istiyorum. Yüksek ses istemiyorum, bağırıntı, küfür duymak istemiyorum. Sesimi yükseltmek zorunda kalmak istemiyorum. Didişme, yarışma istemiyorum.

Bu evrenden sessiz ve yumuşakça geçip, tüm yumuşak şeylere dokunduktan sonra, yumuşakça ONA kavuşmak, yumuşak merhametine sarılmak istiyorum. İtiraf ediyorum ben bir yumuşakçayım.

27 yorum:

Zeugma dedi ki...

Canım benim..Paganini seni bu kadar etkiledi demek..Gerçekten olağanüstü bir müzik ama..O tınılar nasıl ruhuna işliyor insanın,nasıl yumuşayıp gevşiyorsun değil mi?
Anlattığın şeylerin hepsini ben de istiyorum.
- Nevresimler Vernel kokacak ama,bir tek o hariç :)) -
Gugukcuğum,sen her yönünle pamuk gibi yumuşacak bir insansın.Bu o kadar belli ki.İnsanları hiç kırmak istemeyen,bütün dünyada sadece sevgi,mutluluk,huzur olsun isteyenlerden.İnsan haklarına sonsuz saygı duyanlardan..
VE EN BÜYÜK TESPİTİM: Benim gibi çabucak kırılanlardansın.Bu kesin..
Şu yazını okurken bile huzur duydum,yumuşadım,jöle kıvamına girdim inan..
Seni sevgiyle öpüyorum:)

guguk kuşu dedi ki...

Canım Zeugmam, bütün hafta, klinik nöbetlerim dahil paganini dinledim. Ruhum rahatlıyordu her dinleyişimde. Evet zeugmacım bilerek kimseyi kırmak istemeden, bilmeden olanı da Rabbime havaleettim affeder. Evet adalet tutkunuyum, herkes birbirine saygı duysun istiyorum. Ve tespitinde çok doğrusun: çabuk kırılıyorum ama mızmızlardan hiç hşlanmadığım için çok da belli etmeyi sevmiyorum.Bide fazla sabırlı ve dirençli olduğum için aslında kırıldığımı farketmem epey bi zaman alıyor:)Öp valla beni zeugmacım buaralar nedense çok ihtiyacım var kedi gibi birilerine sokulasım var. Bende seni öpüyorum, hem de koklayaraktan.

tutsak dedi ki...

Erkek olsaydın çok yanlış anlamalara sebebiyet verebilirdi bu yazdıkların. :):):) Neyse ki değilsin.
Şaka bir yana herkes sakin huzurlu, sertlik içermeyen bir yaşam sürmek ister sanırım. Dilrim herşey umduğun gibi olur.
Sevgiler Kardeşim :)

guguk kuşu dedi ki...

@Abicim, he valla evet erkekler yumuşak olmaktan pek hoşlanmıyo dimi:)Evet şöyle yumuşak yumuşak yaşayalım dimi hep beraber (hani bizimkiler dizisindeki dumkof gibi oldum:) )

Belgin dedi ki...

Bak bende geldim yumusacik sarildim, öptüm oksadim güzel saclarini:)) Canim benim:))

guguk kuşu dedi ki...

@aaaa evet saçlarımın okşanmasını da çok severim, nerden bildin.

derin dedi ki...

yazılarınızı okudum genelde güzeller hatta çok güzel olanlar veya kısımlar da var. birgün onlarla ilgili de kafama takılanları sorarım ya da yazarım bu günlük buna yazayım. tabii yorumları da okudum sanki herkes birbirini cok seviyo bu bloglarda. sanal ortamda sevgiler daha mı kolay ne. yoksa tersi gercek yasamda sevgisizlik mi var. herkes evindekilerle anasıyla babasıyla varsa cocuklarıyla iş arkadaşlarıyla didişir durur da böyle bloglarda birbirlerini neden severler acep. ya da buralarda yazılanları beğenmek ayni fikirde olmak daha mı kolay ne, yazılardan başka bir şeyi paylaşamayınca. bana göre önemli olan yakınımızdakilerle geçinmek. tabi herkesi sevmek mümkün değil ammma saygı herşeyin başı saygı. yazınızın sonundan bir alıntı yapıyorum ' Yüksek ses istemiyorum, bağırıntı, küfür duymak istemiyorum. Sesimi yükseltmek zorunda kalmak istemiyorum. Didişme, yarışma istemiyorum.' sesimizi yükseltmek zorunda mı kalırız. yani şartlar mı bizi buna zorlar yoksa biz zaten öyle yapmaya mı meyilliyizdir. yani bana göre karşıdaki haksızdır, yanlıştır veya suçludur ve ben de sesimi yükseltmeliyim, ama acep ona göre her şey nasıldır.yani ona göre de o gerçekten suçlu mudur ya da yanlış mıdır yoksa tüm suç bana mı aittir ya üçüncü kişi, o ne düşünür böyle bir durumda kimbilir. herşeye rağmen acaba ses yükseltilmeyebilir mi. kanımca yarışlar da başkasının zoruyla olmaz. bu insanın içinden gelir kendi hırslarımızdır yarıştığımız. içimizde böyle bir hırs olmasa neyle kiminle yarışmak zorunda olduğumuzun farkında bile olmayız aslında. bunlar kendi seçimlerimizdir. kimse bizi yarışmaya ya da bağırmaya zorlamaz hepsi kendi kimliğimizdir. ama işimize gelmediğinden bir kulp takıp ortam, kişiler yaşam koşulları çevre gibi faktörlerle bunları yaptığımızı sanırız.BANA GÖRE BÖYLE. ASLINDA ŞU ANDA BANA GÖRE BÖYLE. BELKİ BAŞKA YERDE BAŞKA BİR ZAMANDA BANA GÖRE BUNLAR YANLIŞ BİLE OLABİLİRKEN TABİ Kİ OKUYACAK HERKESE DE YANLIŞ GELEBİLİR. SİZCE?

guguk kuşu dedi ki...

@hoşgeldin derincim. bu sevg kelebekliği durumunu bende epey düşündüm acaba çok mu yapayız dedim içimden? canımlar, mucklar falan. Sonra anladımki, bloglarda bir şekilde birbirlerine ulaşan kişlerin çok fazla ortak özellikleri var. Neden bazıları bazılarına takılıyor da diğerlerinin farkında bile değil? aynı frekansta olmak meselesi bu herhalde. hatta bazen kalp kalbe karşı meseleleri ile karşılaşmalar ne biliim işte. Ben mutluyum bu dünyada, onları seviyorum. Elbette sanal ortamda olmamaız, çıkar çatışmalarımızın olmayışı da önemi bir faktör olabilir. Acaba aynı iş yerinde ve ya aynı evde yaşasak ne olurdu, ben de bilemiyorum. ama bilmek de istemiyorum doğrusu:)
Gelelm diğerlerineeee, evet bağırmak zorunda kalmak istemiyorum. Zaten sesi çok yükselmeyen bir insanım hatta en son ne zaman yükseldiğini unuttum bile. Am bu yapmayacağım anlamına gelmez. beni de çok zorlarlarsa galiba yapabilirim. ama genelde bağırmama gerek kalmaz diye düşünüyorum bir kelme veya bir cümle ses yükseltmeden ve kabalaşmadan da karşıdakini uyarabilir.
haklısın eğer bir yarışma varsa yarışma tek kişilik değildir biz de bunun içindeyizdir. işte bende bu ortamlarda olmak istemiyorum aslıda. ama ne yazıkki akademisyenim. buda yarışı imkansız kılıyor gibi görünse de ben en azından kendi adıma farkındalık içinde yaşamaya çalışıyorum.
Ve inanıyorum ki mutluluk insanın içinde olan bir şeydir, mutluysan mutlusundur. Gelen şeyler ve giden şeyler seni ne mutlu eder ne mutsuz, ben de düşünüyorum tüm yaşadıklarımla mutluyum ve senin gibi sorgulayan biriyle tanışmaktan da mutluyum. Yine gelirsin dimi?

tutsak dedi ki...

Sevgili derin bende en çok acaba insanlar neden kendilerini saklarlarda, kendilerine gizemli bir ziyaretçi izlenimini verme gereğini duyarlar hep bunu merak etmişimdir. Az önce bloğuma izleyici olduğunuzu gördüm kim olduğunuzu merak ettim ama sizinle ilgili hiç bir bilgiye görüntüye ya da bloga rastlayamadım. Burada birbirine yorum yazan okuyan çoğu kişi kendi görüşüne yakın olan kişileri takip eder ve yazılarını okur o yüzden de neredeyse çoğumuz birbirimizi gerçek kimlikleri ile de tanırız.Çok değişik görüşlere sahip blog yazarları da var ve onların bizden farklı görüşlere sahip olmaları bizim gidip onları eleştirmemizi hakaret etmemizi gerektirmiyor. hoşlanmayacağımız şeyleri okumak zorunda olmadığımızı düşünüyorum. Şahsınıza değil ama genelde kimliğini gizleyerek yorum yapanların saygısızca ve zaman zaman terbiyesizce yaptıkları yorumlardan dolayı pek önyargısız bakamıyoruz. Neden sizde bir blog açıp görüşlerinizden yararlanmımızı sağlamıyorsunuz. Hatta eleştirilerinizi ya da kafanıza takılan soruları herkesin okumasını istiyorsanız bunu mutlaka yapın. Size buradan yazmamın nedeni ise dediğim gibi beni izleyen bir kişiyi tanımak istememdir ve sizinle burada karşılaştığım ve okuyacağınızı düşündüğüm için yazdım. Sevgili Guguk kuşundan bu yüzden özür diliyorum.

guguk kuşu dedi ki...

@abicim, özüre ne gerek, burası senin:)

derin dedi ki...

pardon yaa bidaha gelmem ben davetsiz misafir bilemedim işte çatlak seslik yaptım kızma

tutsak dedi ki...

Sevgili Derin kızmadık neden alınıyorsun ki sadece kendini tanıtmanı istedik terbiyesizce bir yorum yapmadığın sürece neden kızalım ki. Mesele sadece seni tanımak aramıza katılan bir dostu tanımak istemek. Asla gitmeni istemek değildi yazımdaki amacım.

guguk kuşu dedi ki...

@Aşkolsun Derin, abimi yanlış anladın sen. Alınmaca yok. Alışacaksın bunlara, blog işine girdiysen. Biran önce yazmana başlamanı ve yorumlarınla katılmaya devam etmeni bekliyorum. Öyle alınganlık yok:)

b.n.n dedi ki...

böylesine set bir dünyada yumuşak kalabilmek ;)
sanki biraz tekdüze bir şeymiş gibi geldi bana.
ne biliyim adrenalin almalı insan biraz,bazen acı duymalı,avaz avaz bağırmalı kimi an,,,
tatlı sert dedikleri belki de,,,hiç sevmem aralarda kalmayı aslında ama dünya hali ;)
iki ucu ... deynek!!!
ağlamak aslında kahkahalarca,,,
yine de zevkler& renkler meselesine gelir bu konu dönüp dolaşıp galiba ;)

guguk kuşu dedi ki...

@b.n.n, bağırarak ağlamaya ben de varım ama bağırarak tartışmaya hayır, bu elimde olan bişey değil, ne ruhum kabul ediyor ne de bedenim, çarpıntılarım tutuyor hemen. Ağlayalım, gülelim ama bağırmayalım, bağırma aşamasına gelirse biraz kendi kendimize kalalım, yada bağırmadan konuşalım. Adrenalin konusunda haklısın, belki de sıkıcı biriyim ama bu da elimde değil. zaaten ben de böyle olun diye öneriyor değilim ama yıllarla birlikte kendimi tanıyor ve tanıdıkça seviyorum. Haklısın benden iyi bir lunapark arkadaşı olmaz dimi:)

özii dedi ki...

Galiba ben de iyi bir yumuşakçayım :)
Ama her yer çok sert :(

beenmaya dedi ki...

bulutlar geldi aklıma nedense şu anda üzerlerinde olmak istedim :))

guguk kuşu dedi ki...

@mayacım, ben de şunu hayal ettim, bulutların üstünde beenmaya, uzanmış, bacak bacak üstüne atmış, elinde çekirdek külahı, habirem çıtlıyor ve kabuklarınıda aşağı yeryüzüne bırakıyor.

guguk kuşu dedi ki...

@Öziiiim, yok yok benim yüreğim yumuş yumuş:) gel seni öpiim.

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Kesinlikle ben de bir yumuşakçayım :) Ve böyle olan insanlarda hep huzur bulurum. Ne güzel anlatmışsın.

guguk kuşu dedi ki...

@Kediş, biz boğalar galiba yumuşakçayız. Aslında adımız boğa ama ruhumuz sünger bob. Ben de böyle birlikteliklere yelken açtım, gel beraber mavi yolculuk yapalım:)

b.n.n dedi ki...

@guguk kuşu yanlış anlaşılmasın "böyle olun" şeklinde öneri sunuyorsun demek istemedim.
yumuşakçalık böylesine sert bir dünyaya ayak uyduracak kadar yüksek bir potansiyeli olan bir şey değil ne yazık ki:(
haklısın senden lunapark arkadaşı olmaz belki,, daha çarpışan arabalarda fire verebilirsin,,,ama pekala kiraz ağacı tepesinde,ağaç ev içinde çok iyi bir hayal arkadaşı olabilir ;)

guguk kuşu dedi ki...

@yok yok bnncim yanlış anlamadım zaten önerilecek bi tarafı da yok zaten benim durumumun:) hayal ardaşı mı? yav ben harbi gerçeğim valla, yeminlen:) vayy ağaç ev fikrini tutum

b.n.n dedi ki...

@ sen gerçeksin ona söz yok,,,
nası desem,,bir arkadaşdan öğrenmiştim "canciğerkuzusarmasıgiller"
böyle bir şey işte,,,bu gillerin en büyük özelliklerinden biridir hayal kurmak,,,pekala senle de güzel olur;)

guguk kuşu dedi ki...

@hay allah bu yazılarda vurgular anlaşılamadığı için, yanlış anlamalar oluyo galiba "hayal arkadaşı" beraber hayal kurulacak arkadaş anlamındaymış meğersem. Biliyomusun hayal kurma özelliğimi bi yerlerde kaybettim, düşürdüm bulamıyorum:(
Yeniden öğrenmeye çalışıyorum bende hayal kurmayı

sufi dedi ki...

Guguk kuşum;
Ben sana gelemedim diye yumuşak yumuşak seni sevemedim diye kollarını kapattın bana niye?Benim bir torunum var adı yasemin kulak memelerimi tutmadan uyuyamayan saçlarımı okşamadan gülümsemeyen.Sen de onun familyasından mısın acaba? hııı?Sevgilerimle.

guguk kuşu dedi ki...

@Sufimm, aşk olsun kollarım sana hep açık, ben hayalimde hergün kucaklıyorum seni, galiba torununla aynı familyadanız:) Ona baktıça beni hatırla o zaman.